23 Aralık 2015 Çarşamba

KAMERA ARKASI 3

Kamera arkası görüntülerinin 3. bölümü hazır.

Sık sık mutfağa girince ister istemez malzeme birikiyor. Bu yazıları en çok mutfağa girmekten çekinenler için hazırlıyorum.

Öyle kaçınılmaz hatalar olabiliyor ki mutfakta. Cesaretiniz kırılmasın. Bir tarifi yıllarca problemsiz yapmış olanların bile bir gün başına bir kaza gelebiliyor.

Mesela yazıya revani hezimeti ile başlayalım:

>>>Ben en az 17 senedir revani yaparım. Ve bir gün böyle bir şey başıma geldiğini hatırlamıyorum. Başıma geldiği gün ise akşam gelecek misafirler için hazırlıyorum :-o

Kamera arkası 1'de misafirler için hazırladığım pasta kekinin parçalanmasından bahsetmiştim. Hadi onun kıvamında bi problem yoktu da sos ile krema ile hatamızı kapatmıştık. Bunun ise kıvamında hata oldu.

Ama kabahat bende. Bir tarifte değişiklik yapılacaksa, bu misafir için hazırlanan tarifte mi denenir ya hu!! Ben denedim. Sonuç bu!


Revaniyi yaparken zihnimden geçip, eyleme döktüğüm sözler ise şu şekilde:




--- Ya bu revani zaten ağır bir tatlı. Bir sürü şerbet döküyoruz biz bunun üstüne. Bari içine kattığım şekeri katmayayım da daha hafif, daha sağlıklı light bir tatlı olsun!!!!

---Ben buna haşhaş katacam ama miktarı biraz artırıp  katarsam un ve irmik ile aynı ölçü olur. Tarif akılda kalıcı olur!!!!

---Oldu olacak sıvı yağ miktarını da yarı yarıya azaltayım ben!!!!

---Haşhaşı da sonradan eklemek yerine un ve irmiğin içine karıştırayım da daha pratik olsun!!!

Sonuç ise; şekersiz çırptığım yumurta sarılarına, katı malzemeleri eklediğimde bir anda acayip katı bir hamura dönüştü. Ve ilk şoku yaşadım. Ama daha kabarttığım yumurta aklarını ekleyeceğim ya bir umut onu ekleyip karıştırdım ama o sert hamur, yumurta akının içinde homejen bir şekilde değil de topak topak dağıldı. Eyvah dedim hamur olacak!

Normalde bu işle uğraşanlar iyi bilir. Yumurta akını kabartıp en son hamura eklediğimiz tariflerde kesinlikle mikser kullanılmaz. Yavaş hareketler ile mümkünse tahta veya plastik bir spatula ile nazikçe karıştırılıp hemen fırına verilmesi gerekir ki yumurta akları sönmesin ve tatlı pofidik pofidik olsun.

Ben ne yaptım. Hamur olmasın, belki mikser ile çırparsam kıvamı düzelir telaşı ile hiç yapılmayacak bir şeyi yaptım. Kabartılmış yumurta akı eklediğim revani hamurunun içine mikser soktum. Hem de uzun süreli. Tam bir hainlik ama yapacak başka seçenek kalmamıştı.

Bir güzel hamurun canına okuduktan sonra tepsiye döküp fırına sürdüm ama bundan da iş çıkmayacağı hamurun yüzünden belliydi :)

Sonuç yukarıdaki gibi kabarmayan, taş gibi sert bir revani hamuru.

Hayır light olmayıversin, adı üstünde şerbetli bir tatlı bu. Ağır bir tatlı işte. Madem hafif bir tatlı yapmak istiyordun sütlü tatlı yapsaydın ya!

Yani ölçü karizmatik dursun diye niye ölçü ile oynarsın ki, çok karizmatik oldu şimdi tarif 1.5 ölçüye 1.5 ölçü :) Tamam tarif karizmatik oldu da tatlı hezimet ile sonuçlandı ne olacak şimdi! Akşama da misafir var!

Allah tan zaman vardı da yeniden bir revani yaptım. Bu sefer zihnimden geçen o cümleler geçmedi. Adam gibi klasik tarifimi yaptım. Fırına verirken "ben güzel olacağım" diyordu zaten hamur.

Peki eski revani ne oldu. Tabi ki çöpe gitmedi. Kıvamı kötü, ama tadı güzeldi.

Minik minik doğrayıp çay yanında yemek için küp kraker yaptım.

Önce resimdeki gibi kestim, sonra düşük ısılı fırında iyice kuruttum. Haşhaşlı çıtır çıtır bir atıştırmalık oldu. Tabi içinde tuz yok şeker yok biraz yavan oldu ama israf olmadığı için sevindim.

Aklınızda bulunsun kek ve revani türleri yaparken başınıza bu tür bir kaza gelirse hemen küp küp doğrayıp kurutun. Çay yanında katkısız doğal atıştırmalık olarak kullanırsınız. Sağ alt resimdeki de karizmatik yeni revanimiz.


Bu arada bu haşhaş ile tuzlu biskotti güzel olur sanki. Tarifi geliştirdikten sonra en kısa sürede Mutfak Kimyası sayfalarında yerini alacaktır.

Bu arada klasik revani tarifimi haşhaşlı revaniye döndürme çabalarım başarılı bir sona ulaştı şükür. Tarife ulaşmak isteyenler buraya tıklayabilir.


>>> Kek yapmanın acemisi değilim de el mikseri kullanmanın acemisiydim. Uzun yıllar mutfakta olmama rağmen el mikserim yoktu ve hiç üşenmeden her işimde koca mutfak robotunu dolaptan indirip kullanırdım.

Artık üşenmeye başlamış olacağım ki gidip bir el mikseri aldım. Ve hevesli hevesli kek yapmaya koyuldum. Yumurtaları çırpıp kabarttım. Oh ne güzel de kabardı. Sorunsuz ilerliyorum. Sonra un ve kakao karışımını ilave edip mikseri çalıştırınca toz malzemeler sağa sola sıçramaya başladı. Ben panik olup, mikseri durdurmak yerine hamurun içinden çıkardım. Görüntüyü hayal edebiliyor musunuz :) Ucunda kakaolu hamur olan mikserin uçları havada hızla dönüyor. Ha ha ha battı ortalık resmen.


Meğer onu da çırpmanın bir usulü varmış. Ne bileyim ben yıllarca robotta kek yapmaya alışmışım. Neyse tecrübe etmiş, el mikseri ile nasıl kek çırpılır öğrenmiş olduk geç de olsa. Sonra gidip kendime bir de mikser kabı aldım. Şimdilerde ortalık batırmadan kek çırpabiliyorum :)


>>>Yaprak basma işini yıllarca konserve şeklinde yaptım ve hiç bir şekilde çürüme olmadı yapraklarımda. Ama tuzlu basmayı da becermeyi istemişimdir hep. Bu sene dedim ki ben bu işi öğreneyim. Neyse güzelce bastım yaprakları. Ve kilere kaldırdım. İş güç koşuşturma derken yaprakları biraz ihmal ettim. Meğer bu şekilde basınca ilk zamanlar taşma yaparmış ve eksilen suyun yerine tuzlu su takviyesi yapmak lazımmış. Taşma yapınca doğal olarak üst kısımdaki yapraklar korumasız kalmış ve zaten mevsim yaz ortam sıcak olunca bir güzel çürümüş susuz kalan kısım. Neyse bu işi bilen bir yakınım olaya el attı ve çürüyen yaprakları attıktan sonra tuzlu su takviyesi yapıp sağlam kalan kısımları kurtardık. Sonra korkumdan buzdolabına koydum kavanozları. Zaten 4 tane kap vardı. 2 ye düştü. Ama denemekten vazgeçmeyeceğim. Altta tabakta görünen yapraklar çöpe gitti maalesef :(   O kadar da emek çekmiştim ama tecrübe olmuş oldu.



>>> Hazırladığım her tarifi koymuyorum siteye. Yıllardır yaptığım tarifleri bile içime sinmeyen bir nokta olursa bekletiyorum. Cıvık çörek tarifini de yayınlamam baya gecikmişti bu yüzden. Aşağıda detaylı bir şekilde hazırlayıp, resimleyip de sonuçta bir nokta kafama takılınca yayına çıkmamış olan tarif görüntüleri var. Ama sonunda içime sinen tarifi oluşturup yayınladım. Denemek isteyenler buraya tıklayabilir.



>>> Son olarak bir kek resmim var. Her zaman böyle artis bir görüntü yakalayamayabiliyoruz.

Sosu kekin üzerine dökmeden önce zihnimde, şöyle yanlardan güzel güzel aşağıya inen kıvamlı bir sos görüntüsü hayal etmiştim.



Ama sosun kıvamı cıvık olmuş ve döktükten sonra kontrolden çıkan sos istediğim gibi değil de bu şekilde göründü.


Kamera arkası görüntüleri şimdilik bu kadar. Karizmatik yapmayı becerebildiğimiz tarifler ile de vitrin önünde devam edelim yola inşallah.

1 yorum:

YORUMLAR SİTE YÖNETİCİSİ TARAFINDAN ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...