4 Haziran 2017 Pazar

DEMİRHİNDİ ŞERBETİ


Çocukluğumuzda demirhindi şerbeti nedir bilmezdik. Siz biliyor muydunuz bilmem ama benim gündemime gireli 1-2 sene oluyor. 

Tarife geçmeden önce şu demirhindiyi biraz yakından tanıyalım, neymiş ne değilmiş.

Bir hastalık durumunda ya da bir bitkiyi tanımam gerektiğinde sıklıkla başvurduğum 80 lerden kalma, parça parça olmuş ama bizim evde tahtını hala koruyan başucu kaynaklarımdan Şifalı Bitkiler Ansiklopedisini aldım elime demirhindinin tanıtıldığı sayfayı açtım. 


Eski dostum der ki; 

* Demirhidi sıcak ülkelerde yetişir (misal hindistan)
* Susuzluğu giderir, vücuda rahatlık ve serinlik verir. 
* 20 gramı müshil tesiri gösterir. 
* Bağırsakları temizler.

Sanırım bu özelliklerinden dolayı sıcak arap ülkelerinde serinlemek amaçlı bol bol tüketilir. 

Yine bu özelliklerinden dolayı ramazan ayında tercih edilen bir içecektir. Fakat bünyesi alışık olmayanlar ilk başlarda dikkatli içmeli bence, müshil etkisinden dolayı. Faydalıymış diye abartmaya da gerek yok.

Aktarlarda şu şekilde 500 gramlık paketlerde satılıyor. 


Açılınca da şu şekilde. Bu meyveyi kabuğu, çekirdeği ve özü karışık olarak presleyip ambalajlamışlar. Yani sadece meyvenin özü değil bu. Tarzıma ters ama (hijyen açısından) içinde kabuğu çekirdeği hep bir arada. O yüzden pişirmeden önce parçalara ayırıp bolca yıkamak lazım.


Demirhindinin tadı nasıldır diye merak edenlere kısaca açıklamaya çalışayım;

Öyle herkesin damak tadına uygun bir içecek değil. İlk başlarda içerken baya zorlandım ben. Mesela bir gül şerbeti gibi yumuşak içimli değil. Ya da vişne suyuportakal suyu gibi genelin damak tadına uyumlu değil bence. 

Alışık olduğumuz tatlardan en çok kuşburnuya benzettim. Aynen onun gibi ekşimsi bir tadı var. Şerbeti yapınca kalan püre kısmı da kuşburnuyu andırıyor. Arap komşularımızda içmiştim mesela onlar sadece şeker ve su ile yapıyorlar  ve kaynatmadan hazırlıyorlar. Pek benlik değil yani. Kendi geliştirdiğim tarifi daha içilesi buldum ben. 

Sade su ve şekerle yapmak mümkün dediğim gibi, o şekilde de denedim. Zaten ağır bir tadı olduğundan dolayı içine ekstradan baharat katmanın tadını daha da ağırlaştıracağını düşünmüştüm ama tam aksine az miktarda katılan bazı baharatların, demirhindiyi daha içilesi hafif bir tada ulaştırdığını gördüm. 

Tarife geçmeden önce bu bitkinin ismi nereden geliyor ona da değinip tanıtım aşamasını bitirelim.

Şimdi bu arkadaşın demirle de hindiyle de bi alakası yok :) Yukarıdaki pakette de yazıyor. Temr arapçada hurma demek. Hind de Hindistan. Yani arapçadaki manası, Hindistan Hurması anlamında çözebildiğim kadarıyla. Bizim dilimize de TemrHindi demek zor gelmiş olacak ki Demirhindi ismini uygun görmüşüz :)

2 Haziran 2017 Cuma

TAZE YAPRAK NASIL SARILIR


Uzuuunca bir aranın ardından (buraları okuyanlar hala varsa) merhaba ve hayırlı ramazanlar diyerek başlayım yazıma.

Bugün epeyden aklımda olup da bir türlü fırsatını bulamadığım bir tarifi tüm detayları ile paylaşmak istiyorum.

Taze yaprak nasıl pişirilir sorusu yeni yeni yemek yapmaya başlamış genç arkadaşların kafasına takılan bir mevzudur. Büyüklerinden öğrenip yapanlar elbette vardır.

Ama yakınlarına danışma şansı olmayanlar için, bol resimli ve detaylı bir şekilde taze asma yaprağı nasıl sarılır sorusunun cevabı mutfak kimyası sayfalarında yer alsın istedim. Umarım faydalı bir yazı olur.

Taze yaprak mevsimi tam da içinde bulunduğumuz zaman dilimi olan mayıs sonu, haziran başıdır.

Yaprak sarmanızın güzel olmasının birinci şartı yaprağınızın cinsinin iyi olmasıdır. Ben çarşı pazardan güzel yaprak almayı pek beceremem. Ama bulabilirseniz ince narin tüysüz pamuk gibi yaprak makbuldür. Bir de şekil itibariyle düzgün, çıkıntısı az olursa sarması o kadar rahat olur.

Yaprak alınınca eve gelir gelmez poşetten çıkarıp geniş bir tepsiye yayılır. Aksi taktirde üst üste kalan yapraklarda yanma dediğimiz kararma oluşur. Direk güneş ışığından da korumak gerekir yaprakları.

Vakit kaybetmeden basma veya sarma işlemi uygulanmalıdır. Ben salamura yaprak konusunu pek beceremiyorum. Ama yaprağınızı konserve olarak saklamak isterseniz buraya bakabilirsiniz.

Benim kullandığım yapraklar bir tanıdığımızın bahçesinden geldi ve oldukça yumuşak ve inceydi.

Benim verdiğim iç tarifi, temel dolma içi tarifi. Bunu kendi damak tadınıza göre değiştirmek, zenginleştirmek size kalmış. Çok farklı içler mevcut. Zamanla kendi dolma içinizi geliştirirsiniz zaten.


22 Ağustos 2016 Pazartesi

BAMYA NASIL KURUTULUR


Kuru dosyamızın üçüncü konusu bamya. Yaz günü taze bamya pişirmek hiç aklıma gelmez zira taze bamyayı pek sevmem.

Ama kışın kuru bamyayı sık sık pişiririm. Nedense kurusu daha güzel gelir bana. Kuru bamyada daha güzel bir tat ve koku oluyor taze bamya ile kıyaslandığında.

Kurutması ise dolma biber kadar zor değil. 2-3 gün güneş olsa tehlikeyi atlatıyor. Sadece doğrarken biraz yapış yapış oluyor elleriniz bamyanın o kendine has yapısından dolayı.

Sanırım ağustos ayının güneşli günleri bamya kurutmak için en ideal zaman dilimi.


18 Ağustos 2016 Perşembe

PATLICAN NASIL KURUTULUR


Kışlık hazırlıklar devam ediyor. Sebze kurutma dosyamızın ikinci konusu patlıcan. İlk konumuz dolmalık biberdi.

Patlıcan biberle kıyaslandığında çok daha rahat kuruyor.

Patlıcanı dolmalık şeklinde kurutan da var, uzun uzun dilimleyip kurutan da.

Ama ben yemeklik şekilde doğrayıp kurutmayı seviyorum. İster kuru sebze haşlamasında, ister yemeklerinizde kullanabileceğiniz şekli ile hazır olmuş oluyor.

Kurutma zamanı ise temmuz ve ağustos aylarının en sıcak günleri olarak seçilirse güzel olur. Ben ağustos ortalarında havanın 37 derece civarında olduğu bir günde kuruttum. Aşırı nemli bir yerde oturuyorsanız muhtemelen sebze kurutma işlemi yapamayacaksınız. Bu notu da düştükten sonra geçelim tarifimize.


12 Ağustos 2016 Cuma

BİBER NASIL KURUTULUR


Kış hazırlıkları mutfağın hem yorucu hem de en zevkli kısımlarından biri. Sebze kurutma işlemi başlı başına harika bir olay.

Bu konuda biraz anneannelerimizin yöntemlerini kullanmaktan yanayım. Yani dondurucuya biber at, bamya at vs tercihim değil. Mis gibi kurutmak ve kışın o eşsiz kokuları ile bu gıdaları kullanmak hem daha doğal hem de daha lezzetli gelmiştir hep. Tabi işin heyecan dolu bir yanı da var sanki dondurucuya atma ile kıyaslandığında. Bu da her yıl yaz sıcağında yaşanan keyifli bir macera :)


Sebze kurutma dosyasının ilk konusu ise dolmalık biber.  Evet dolmalık kuru biber aktarlarda satılıyor ama genelde iri ve kalın kabuklu oluyor. Kendi seçtiğimiz biberleri kurutmak daha güzel. Hele bir de kendiniz yetiştirebiliyorsanız en iyisi.

Sebzeler içinde en zor kuruyanı dolmalık biberdir. Eğer bulunduğunuz yerde deniz varsa ve nem oranı yüksek ise büyük ihtimalle biber kurutamazsınız hazır almaya devam.

Eğer güneydoğu gibi aşırı sıcak bir bölgede iseniz bu kurutma işleminde size kolaylık sağlayacak işinizi kolaylaştıracaktır.

Benim tecrübelerim ise deniz olmayan ama sıcaklığın da güneydoğu kadar olmadığı yerler için geçerli.

Kurutma işleminden önce bulunduğunuz bölgenin bir hafta on günlük hava tahmin raporuna bakarak işe başlamanızı tavsiye ederim. Zira dolmalık biber nazlı olur. Hava bulutlanır bir de yağış olur biberler ıslanırsa emeğinizin boşa gitme riski artar. 7 ila 10 gün bol güneşli bir zaman dilimi en ideal zamandır dolmalık biber için.

Evde kurutacak olanlara tavsiyem mümkünse çok büyük ve kalın olmayan narin biberleri bu iş için kullanmak. Zaten elinize alınca biberin iyisi anlaşılır az çok.

Temmuz ve ağustos aylarının en sıcak günleri bu iş için en münasip zaman dilimi. Bir de sıcaklık 37-40 derece civarı ise süper.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...