2 Aralık 2017 Cumartesi

EVDE WHITE CHOCOLATE MOCHA NASIL YAPILIR


Kahve içmeyi ve ikram etmeyi çok severim. Aile ortamında, arkadaş ortamında, konu komşu ziyaretlerinde, yapılan sohbet muhabbette kahvenin yeri başkadır.

Benim için kahve demek türk kahvesi demektir. Eve paket paket türk kahvesi alınır ve hızlı bir şekilde tüketilir. Dolayısıyla eşe dosta da kahve teklif etmek demek, türk kahvesi içer misin demektir bizde. 

Kahve içer misin teklifime yıllardır hayır cevabı veren genç bir arkadaşım vardı. O hayır demekten bıktı belki ama ben her sefer bi umut,  sana da kahve yapayım mı diye sordum hep.

Geçenlerde kahve içer misin sorusuna verdiği cevabı "white chocolate mocha yaparsan içerim" olunca büyük bir sevinç ve heyecanla araştırmaya başladım. 

Zaten beğendiğim hazır ürünlere, ben bunu evde yaparım şeklinde yaklaşan bir yapım var (Tabi yaparım diye işe girişip çuvalladığım vakıalar da çoktur ama, memnun kaldığımız sonuçlar da çıkmıyor değil)

Memnun kaldığımız şeylerden biri de white chocolate mocha.

Bu konuda işe yarar en güzel bilgiyi Amatör Mutfakta buldum. Daha sonra defalarca denedim içtim, ikram ettim. Tarifi kendi tarzıma uygun şekilde yazdım, yorumladım, resimledim ve tüm detayları ile yayına hazırladım. 

İçenlerden geçer not aldı. Ben bu tarz kahveleri dışarıda içmem, evde de ilk tercihim değildir yukarıda dediğim gibi. O yüzden kıyaslama yapamıyorum ama içilesi güzel bir kahve olduğunu söyleyebilirim. 

Üzerine süslemek için herhangi bir şey kullanmak istemedim. Buttercream oldukça ağır bir krema. Kremşanti kullanmak ise, kahvenin içerisinde kullanılan kaliteli malzemeye haksızlık etmek gibi geldi bana.

Yazı kısmını çok uzattım ama evde white chocolate mocha yapmakla alakalı akla takılabilecek tüm detayları yazmak istiyorum.

Eğer denerseniz, yorum kısmına olumlu olumsuz eleştirilerinizi yazabilirsiniz. O meşhur kahvecide içtiğiniz white chocolate mocha ile kıyaslayıp artısı eksisi nelerdir yazarsanız sevinirim. 

Bu boyda bir kahve dışarıda kaç lira bilmiyorum ama evde yapıldığı zaman maliyeti çok hesaplı oluyor. Gördüğünüz bir bardak kahveye harcadığım malzeme 2 liranın altındaydı. 

Fiyat konusu kullandığınız malzemeye göre de değişir tabi. Mesela sütü ve kahveyi ufak ya da büyük ambalajda almanız maliyeti değiştirecektir. 

Çikolatada da fiyat farkı oluyor. Piyasada ben iki markanın beyaz çikolatasını bulabildim. Biri milka diğeri ülker. Milka çoğu markette bulunurken ülkeri sadece migroslarda bulabildim ve tercihimi ülkerden yana yaptım. Hem daha hesaplı hem de lezzeti gayet tatmin edici. 

Bir de bu kahveyi evde yapmak istiyorsanız french presse ihtiyacınız olacak. Çok pahalı bir ürün değil. Ben 12 liraya buldum. Ama benimkinde( 420 cc lik) tek seferde sadece bir kişilik hazırlanabiliyor. Tek seferde 2-3 kişilik hazırlamak isterseniz büyük boy french press(800 cc lik veya varsa daha büyük) almanız iyi olur. 

Dikkat edilecek diğer bir husus, french pressin içindeki süzgeç kısmı yarıda kalan modellerden değil de dibe kadar inen modellerden almanız. Çünkü ilk başta french pressin içine koyduğumuz süt miktarı az oluyor. Süzgecin sütün alt kısımlarına inip köpürtme işlemini yapması lazım. Aksi taktirde sütün içine giremeyen bir süzgeç işimize yaramayacaktır.

French press olmadan yapılabilir mi sorusu aklınıza geldiye, alternatif olarak önereceğim yöntemi de tarifin içerisinde bulabilirsiniz.


17 Eylül 2017 Pazar

NANE NASIL KURUTULUR


Mutfakta kuru nane kullanmayan yoktur herhalde. Yaprak sarmasının,dolmaların, çorbaların özellikle de yoğurt çorbasının vazgeçilmez aroma vericisidir.

Çeşitli mide rahatsızlıklarında yine ilk aklımıza gelen bitkilerdendir nane.

Evde kurutanlar bilir, çarşıdan alınanla evde yapılanı arasında baya fark vardır. Bilmeyenler ise mutlaka deneyip sonucu görmeli.

Az kuruttuğum zaman maalesef marketten hazır aldığım da oluyor. Gerçekten aradaki fark bariz belli.

Sıcak havalarda bir iki günde kuruyor nane. Resimler eşliğinde nane kurutmanın detaylarına bakalım şimdi de;


6 Ağustos 2017 Pazar

FASÜLYE NASIL KURUTULUR


Evet bu aralar kış hazırlıklarının hız kazandığı bir dönem.

Yemyeşil yaprakların sarıdan turuncuya farklı farklı renklerle boyanarak insanoğluna sunulan görsel şölenin bitiş tarihi, bizim de mutfaklardaki reçeldi kuruydu telaşımızın nihayeti demek. 

Sonrasında beyaz bir yorganı üzerine çekip dinlenen yeryüzü, baharla birlikte vagonlar dolusu tonlarca hediyeyi getirir yığar yeryüzüne; tam da kış için hazırladığımız kurular konserveler tükenirken. Erzakları bitmeye yakın insanlar açılışı miss kokulu çileklerle yapar. Sonrasında en güzel sofralarda yerini alacak sarmalar için yaprak ikram edilir insanoğluna. Madımak eklenir konserve ya da kuru yapalım diye listeye.

Marmelat ve reçellerden ilk kokusu mutfağı saracak olanı gül ve çilektir.

Ardından erikkayısıvişne, şeftali....Onlarca çeşitten meyve suları, tatlılar...

Temmuz ağustos geldi mi biberpatlıcanbamya, fasülye, nane, domates sıraya girerler güneşle buluşup değişik bir tat ve kokuya ulaşmak için.

Sonbahara doğru finaller salça, pekmez, tarhana üçlüsü ile yapılır genelde. 

Yoğundur, yorucudur ama bambaşka bir zevk vardır bu işlerde. Özellikle de kurular. Eskilerden kalan bir miras gibidir bu alışkanlığa sahip olmak. Eğer kurutmak için biber, patlıcan asmamışsan güneş boşa gidiyormuş gibi hissedersin.

Her yıl her yıl bu döngü tekrarlanır. Çoğu kez aklımıza bile gelmez, telaşa dahi düşmeyiz biten gidenlerin ardından. Gelecektir yine dolu dolu vagonlar, sunulacaktır gözümüzün gönlümüzün önüne. Bu işlerde yığınla mana yüklüdür; anlaşılmayı bekler durur. 

İnsanoğlunun omuzlarında ise, bütün bu verilişlerin ardındaki Zatı görüp O'na teşekküratını sunmak yükümlülüğü vardır.

Bir iki cümle yazıp tarife geçme niyeti ile oturmuştum klavye başına ama sebze kurutmak, kış hazırlıkları falan yazarken bu zihnimde sonbaharı çağrıştırdı; bana sonbahar de, kalemi ver elime... Ruhumu coşturan mevsim...

3 Ağustos 2017 Perşembe

ERİK SUYU


Erik bizim evde çok yenen bir meyve değil. Hal böyle olunca hediye olarak gelen erikleri bir şekilde değerlendirmek gerekiyor.

Geçen yıllarda erik marmelatı yapmıştım. Çok sevenler oldu ama orada da yazdığım gibi çok tercih ettiğim bir tat değil. Bu sefer hediye gelen eriklerden meyve suyu yapmak istedim. Sıcak havalarda kısa sürede bitirdik. 

Eğer çok miktarda yapacaksanız 3-4 gün içinde içemeyeceğiniz miktarını mutlaka yeni bir konserve kapağı ile örtülmüş kavanozlara koymalı ve ağzını sıcakken kapatıp vakumlamalısınız ki bozulmadan durabilsin.


Eriğin renginin önemi yok. Ama kullandığınız eriğin rengi meyve suyunun rengini belirleyecektir. Ben hem kırmızı erik, hem sarı erik, hem de yeşil renkli erik kullanarak yaptım farklı zamanlarda. Resimleri aşağıda var. En açık renkli olanı yeşil ama olgun eriklerden. Sondaki koyu sarı olan da sarı eriklerin suyu.  Ama elinizdeki eriği değerlendirmek değil de çarşıdan özellikle alıp yapacaksanız içi kırmızı büyük anjelik eriklerden yapmanızı tavsiye ederim. Hem renk hem tat olarak en beğendiğim o oldu.


İlk resimdeki kırmızı erik suyunu ise aşağıdaki karışık renkli erikler ile yaptım.



Erik suyu yaparken mantık(ölçü) çok kolay 1 kilo eriğe 2 kg su koy ve kaynat. Şekeri de damak tadınıza göre ayarlayıp evde katkısız bir içecek yapıp gönül rahatlığı ile içebilirsiniz.


26 Temmuz 2017 Çarşamba

MADIMAK YEMEĞİ


Madımak mevsimi geçmeden yayınlayım yayınlayım derken yaz geldi de geçiyor bile.

Madımak ilkbaharda çıkan bir ot. Herkesin bildiği bir yemek değil. Toplaması da ayıklaması da oldukça zor. Ama bu tada alışmış olanlar bütün bu zahmetlerine rağmen bahardan konservelerini, kurularını hazırlıyorlar. Yıkayıp doğradıktan sonra poşetlere koyarak derin dondurucuda saklamak da oldukça tercih edilen bir yöntem.

Pişirme şekli ıspanağa benziyor ama ıspanaktan çok daha güzel olduğunu söyleyebilirim.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...